Son Yazılarım
- Çalışma Plânım
- ARKADAŞLIĞIN BÖYLESİ (Hikâye)
- ŞİİR ANTOLOJİM
- EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK) VE RESSAMLAR
- İLGİNÇ BİLGİLER
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
Çalışma Plânım
6/8/2008 ·
| ALİ AKKANAT'IN 6 -20 AĞUSTOS 2008 ÇALIŞMA PLÂNIDIR | ||||
| GÜN | SAAT | DERS | KONU -SAYFA | KİTAP |
| Perşembe | 10.00-10.40 | Türkçe | Sf.11-18 | Güvender |
| Perşembe | 11.00-11.40 | Matematik | Sf.93-96 | Güvender |
| Perşembe | 12.00-12.40 | Sosyal | Sf.323-330 | Güvender |
| Perşembe | 14.30-15.10 | Fen | Sf.301-304 | Güvender |
| Perşembe | 15.30-16.00 | İngilizce | Test-21 ve Test-22 yapılacak | Özer Yaprak |
| Perşembe | 20.30-21.10 | Türkçe | Sf.19-24 | Güvender |
| Cuma | 10.00-10.40 | Matematik | Sf.97-100 | Güvender |
| Cuma | 11.00-11.40 | Türkçe | Sf.25-30 | Güvender |
| Cuma | 12.00-12.40 | Fen | Sf.275-280 | Altın Bilgi |
| Cuma | 14.30-15.10 | Sosyal | Sf.331-336 | Güvender |
| Cuma | 15.30-16.00 | İngilizce | Test-23 ve Test-24 yapılacak | Özer Yaprak |
| Cuma | 16.30-17.10 | Türkçe | Sf.31-36 | Güvender |
| Cuma | 17.30-18.10 | Matematik | Sf.101-104 | Güvender |
| Cumartesi | 10.00-10.40 | Fen | Sf.281-284 | Altın Bilgi |
| Cumartesi | 11.00-11.40 | Sosyal | Sf.337-343 | Güvender |
| Cumartesi | 12.00-12.40 | Matematik | Sf.105-106,109-110 | Güvender |
| Cumartesi | 14.30-15.10 | İngilizce | Test-25 ve Test-26 yapılacak | Özer Yaprak |
| Cumartesi | 15.30-16.00 | Türkçe | Sf.37-42 | Güvender |
| Cumartesi | 16.30-17.10 | Fen | Sf.285-288 | Altın Bilgi |
| Cumartesi | 17.30-18.10 | Türkçe | Sf.43-48 | Güvender |
| Pazartesi | 10.00-10.40 | Matematik | Sf.111-112,117-120 | Güvender |
| Pazartesi | 11.00-11.40 | Sosyal | Sf.344-349 | Güvender |
| Pazartesi | 12.00-12.40 | Fen | Sf.289-294 | Altın Bilgi |
| Pazartesi | 14.30-15.10 | Türkçe | Sf.49-54 | Güvender |
| Pazartesi | 15.30-16.00 | İngilizce | Test-27,Test-28 ve Test-30 yapılacak | Özer Yaprak |
| Pazartesi | 16.30-17.10 | Matematik | Sf.121-124 | Güvender |
| Pazartesi | 17.30-18.10 | Sosyal | Sf.350-354 | Güvender |
| Salı | 10.00-10.40 | İngilizce | İnternet | |
| Salı | 11.00-11.40 | Fen | Sf.299-302 | Altın Bilgi |
| Salı | 12.00-12.40 | Türkçe | Sf.55-60 | Güvender |
| Salı | 14.30-15.10 | Matematik | Sf.125-128 | Güvender |
| Salı | 15.30-16.00 | Sosyal | Sf.355-360 | Güvender |
| Salı | 16.30-17.10 | Fen | Sf.303-304 | Altın Bilgi |
| Salı | 17.30-18.10 | Türkçe | Sf.61-64 | Güvender |
| Çarşamba | 10.00-10.40 | Matematik | Sf.129-132 | Güvender |
| Çarşamba | 11.00-11.40 | İngilizce | İnternet | |
| Çarşamba | 12.00-12.40 | Sosyal | Sf.361-366 | Güvender |
| Çarşamba | 14.30-15.10 | Fen | Sf.291-295 | Tudem |
| Çarşamba | 15.30-16.00 | Türkçe | Sf.65-68 | Güvender |
| Çarşamba | 16.30-17.10 | Matematik | Sf.133-134,137-138 | Güvender |
| Çarşamba | 17.30-18.10 | Sosyal | Sf.367-372 | Güvender |
| Perşembe | 10.00-10.40 | Fen | Sf.296-300 | Tudem |
| Perşembe | 11.00-11.40 | Türkçe | Sf.69-72 | Güvender |
| Perşembe | 12.00-12.40 | İngilizce | İnternet | |
| Perşembe | 14.30-15.10 | Matematik | Sf.141-144 | Güvender |
| Perşembe | 15.30-16.00 | Sosyal | Sf.373-377 | Güvender |
| Perşembe | 16.30-17.10 | Fen | Sf.301-305 | Tudem |
| Perşembe | 17.30-18.10 | Türkçe | Sf.73-76 | Güvender |
Yorum (yok) Yorum yaz!
ARKADAŞLIĞIN BÖYLESİ (Hikâye)
1/3/2008 ·
HASANAĞA TOKİ İLKÖĞRETİM OKULU
TÜRKÇE PROJE ÖDEVİ
HİKÂYE YAZMA
YAZANLAR:
Ali AKKANAT (313)
Yusuf GÜLSOY ( )
Aytuğ KAYMARAZ ( )
(6-A Sınıfı)
ÖĞRETMENİMİZ: SÜLEYMAN DURSUN
ARKADAŞLIĞIN BÖYLESİ
Herkes bilmek ister o garip duygunun neye benzediğini. Fakat o öyle bir şeydir ki, hiçbir kimse yaşamadan anlayamaz. O duygu, sanki İstanbul’da sadece biz varız, sanki her gece köprü altında yatan, dönercilerden karnı tok çıkan insanların ağzına bakan ve günü yine bulduğumuz birkaç kuru ekmekle geçiren biz çocuklar var…
Yine öyle bir geceydi. İstanbul’un gece rehaveti üzerine çökmüş sokaklarında dolaşırken onunla karşılaştık. O güne dair en son hatırladığım şey, birbirimizden ayrılmayacağımız üzerine yemin etmemizdi. Sonraki zamanlarda başımızdan geçecek olaylara dair hiçbir şey bilemeden atıldık o maceraya. Hep birbirimizin yanında olacaktık, asla pes etmek yoktu.
Bir gün yine yiyecek bir ekmek bulmak umuduyla yollara düştük. İstanbul’un dört bir yanına dağıldık. Akşam, Yeni Cami’nin önünde buluşacaktık. Akşam olduğunda oradaydık, fakat yine boş dönmüştük. Bir an aramızda Hasan’ın olmadığını fark ettik. Önce, şimdi gelir, bekleyelim dedik. Ama, sonradan ciddi bir şey olduğunu anladık. İçimizdekilerden sadece Ali’nin cep telefonu vardı.
Korku ve heyecanımızın iyice arttığı bir sırada, işte o telefon çaldı. Telefondaki ses, kaba bir sesti. Adeta boğazı inleyerek konuşuyordu. “Arkadaşınız elimizde, eğer 10.000 YTL’yi yarın saat 11’de Gülhane Parkı’na getirmezseniz, size küçük bir hediye veririz” diyordu. Ali’nin korkulu gözlerine bakan bizler, olayı öğrenme çabası içindeydik. Ali bize boş gözlerle bakmaya devam ediyordu. Birden ağlamaya başladı. Çünkü Hasan, en sevdiği arkadaşıydı.
Kara kara düşünüyorduk. Nasıl para bulacaktık şimdi?
Birden aklına ilginç bir fikir geldi. Hemen uygulayacaktık. Kırtasiyeden çizgisiz kağıtlar aldık. Uygun bir şekilde kesip, üzerlerine 250 YTL yazdık. Bu arada polise de durumu haber verecektik.
Ertesi gün olduğunda, polisle birlikte Gülhane Parkı’na doğru yol aldık. Sivil giyinen polisler arkadaşımızı kaçıranların dikkatini çekmeyecekti.
Ali, elinde para çantasıyla beklerken fidyeci geldi. Tek kişiydi. Polisin işi kolaylaşmıştı. Ali’nin elinden çantayı alıp Hasan’ı bıraktı. Tam çantanın içini açıp para tam mı diye bakarken polisler yanına gelerek adamı etkisiz hale getirdiler. “Buraya kadar!” dediler adama.
Fidyeci her tarafta aranan bir zanlıydı. Ali onun yakalanmasını sağlamıştı. Bu başarı hemen her tarafta duyuldu. İçişleri Bakanlığı Ali’ye plaket ve bazı ödüller verecekti. Bu Ali için büyük bir sevinç kaynağıydı.
Bu yoğun duygular içinde, arkadaşlığın hiç bozulmayacağını anlamışlardı. Ayrıca, zor zamanlarda artık hep beraber olacaklardı. Bu arada, ne olur ne olmazdı, birlikte dolaşmalarında fayda vardı.
Yine bir gün Gülhane Parkı’nın etrafında gezinirlerken, Ali’nin telefonunu bir kapkaççı aldı, kaçtı. Hasan hemen arkasından koştu. O gerçekten çok hızlı koşuyordu. Kapkaççı hızla kaçarken, Hasan onun üzerine atlayıp durdurdu. Telefonu geri alıp adamı orada devriye görevi yapan polislere teslim etmişti. Böylece Hasan Ali’ye olan borcunu ödemiş oluyordu.
Ali teşekkür etmiş, fakat Hasan, “Senin yaptın iyiliğin yanında bu hiçbir şey değil.” demişti. Bu sırada dört arkadaş ellerini üst üste koyarak ölene kadar arkadaşlık sözü vermişlerdi.
Buna benzer candan arkadaşlıklar herkeste olursa, dünyada kötülük diye bir şey kalmaz. Kötülük olmayan bir dünyada, biz insanlar mutlu ve mesut oluruz.
Yorum (yok) Yorum yaz!
ŞİİR ANTOLOJİM
1/3/2008 ·
Sazıma
Ben giderim sazım sen kal dünyada
Gizli sırlarımı aşikar etme
Lal olsun dillerin söyleme yada
Garip bülbül gibi ah u zar etme
Gizli dertlerimi sana anlattım
Çalıştım sesimi sesine kattım
Bebe gibi kollarımda yaylattım
Hayali hatır et beni unutma
Bahçede dut iken bilmezdin sazı
Bülbül konar mıydı dalına bazı
Hangi kuştan aldın sen bu avazı
Söyle doğrusunu gel inkar etme
Benim her derdime ortak sen oldun
Ağlarsam ağladın gülersem güldün
Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
Pençe vurup sarı teli sızlatma
Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
Giyin kara libas yaslan duvara
Yanından göğsünden açılır yara
Yar gelmezse yaraların elletme
Sen petek misali Veysel de arı
İnleşir beraber yapardık balı
Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
Ben babamı sen ustanı unutma
Bayrak
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar!
Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim;
Yer yüzünde yer beğen:
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!
Arif Nihat Asya
Dağlara
Doruk beyaz, dere mavi;
Etekler, yeşil çuhadan..
Dağlar, koskoca dünyayı
İkiye böler ortadan...
Ki nesi kalır dünyanın
Dağları çeksen aradan?
Kartal, süzülür yuvadan;
Yuvası vardır kayadan.
Dağlarda kartopu diye
Birbirine ay atan
Kızlar... ki dudakları al...
Alları, değil boyadan.
Dağ uykularıyla mahmur
Yüzlerini, gün doğmadan,
Seyrederler, ya suyun ya
Ayın tuttuğu aynadan.
Yaratırken şu dünyayı
Yeri, göğüyle yaradan,
Dağı sahiden yaratmış,
Geri kalanı şakadan!
Kurtlarına helâl olsun
Ne alırlarsa ovadan!
Arif Nihat Asya (Devamı sonraki sayfada)
İnsanlar - I
Ne kadar severim o insanları!
O insanlar ki, renkli, silik
Dünyasında çıkartmaların
Tavuklar, tavşanlar ve köpeklerle beraber
Yaşayan insanlara benzer
(Devamı sonraki sayfada)
Aile
Saatin on biri çalmasından sonraydı
Gördüm ev halkının dağıldığını birer birer
Bilmem soyunmaya mı gittiler
Bir zaman sonra hepsi uykudaydı
Baba yaşamadaydı geçmiş zamanı
Bir pencere açık dururdu düşüncesinde
Bir kadın eşsiz elbiselerinin içinde
Ne uzun zaman sevmişti onu
Çocukların derdindeydi anne
Biricik umudu çocuklarının
Çekirdeği değil mi onlar dünyanın
Dalmıştı bir derin uykuya öylesine
Yaşanacak bir anın sevincinde genç kız
Balkondan uzanır gibi sarktı yatağından
Gülümsedi durdu karanlık dünyasından
Başına gelecek cümle aşktan habersiz
Evin erkek oğluna gelince
Bir çemberin peşinde buldum onu
Gelmez zannederek bu koşmanın sonu
Yaşadı bu oyunu kaderince
Hepsi iyiydi, iyi ve rahat
Bir aileydiler koynunda gecenin
Kalplerinde asılı duran bir bilmecenin
Anahtarını almış götürüyordu bir at
Yorum (yok) Yorum yaz!
EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK) VE RESSAMLAR
28/2/2008 ·
Dünya sanat tarihinde büyük bir yeri olan Fransız Ressamı Claude Monet (Klod Mone) aynı zamanda çok yaygın bir sanat ekolünün (okul-tarz ) kurulmasında da çıkış noktası sayılır.
Monet, güneşin deniz üzerindeki renklendirmelerini tasvir eden bir tablo yapmış ve buna "izlenim-intiba" anlamına "empresyon" adını vermişti. Sonradan 1874 yılının Mayıs ayında bu tablo bir Paris galerisinde sergilendiği zaman, sergiyi gezen bir Fransız gazeteci aynı kelimeyi sergiyle ilgili "genel bir deyim" halinde kullandı. Aynı tarz çalışan sanatçılar "empresyonist" olarak tanımlandılar. Deyim giderek yaygınlaştı ve sanatın başka kollarına, örneğin müzik dalına da geçti.
Empresyonist resim tarzının en önemli kişileri ve bu türün öncüleri arasında Manet, Degas, Monet, Pisarro, Sisley, Guillaume, Berthe Morisot gibi ressamları sayabiliriz. Bir bakıma empresyonist sayılan Cezanne, aynı zamanda "kübist" resmin ilkelerinin şekillenmesinde öncülük etmiştir.
Empresyonist resmin en güçlü devri 1870 ile 1880 yılları arasındaki dönemdir. 1880 den sonra, empresyonist ressamlar değişik doğrultularda olmak üzere guruptan koptular. 1886 yılında 8. sergilerini açtılar. Bu sergi onların toplu haldeki son sergisi, aynı zamanda empresyonizm devrinin de sonu olmuştu.
Empresyonizmde temel ilke,ressamın konuya önem vermeksizin çalışmasıdır. Empresyonist ressamlar,çoğunlukla büyük şehir, kırlık yer, deniz kıyısı manzaralarını yapmışlardır. Bu resim tarzında esas tabiatın kendinin değil, tabiattan alınan izlenimlerin (intibalar) verilmesidir. Açık havaya, kırlık yerlere çıkan ressamlar, tabiattan aldıkları izlenimleri, küçük, hafif fırça vuruşlarıyla renklendirerek tuvallerine geç iriyorlardı. Resme bakanın gözünde, bu tek tek renk parçacıkları birleşiyor,bir bütünü,bir izlenimi oluşturuyordu.
Empresyonizm, önceki dönemde sanatın tabiattan bir yansıma olması,tabiatı olduğu gibi vermesi tutumuna karşı cesur bir devrim niteliğindeydi. Renkler, ressamların kendi duygularının, görüşlerinin sonuçlarıydı. Tabiattan aldıkları izlenimlere iç dünyalarının katkısıyla belirleniyordu. Saf renklerin önemsenmesi sonucu, resim gene yüzeyciliğe (satıcıcılığa) dönmüş sayılabilirdi.
Bazı empresyonistlerde, renklendirme benekler halindeydi. Fırça vuruşları hafif ve serbestti. Van Gogh, Seurat,Gaugin, Courbet, Corot gibi ünlü ressamların empresyonizmi benimsemesine karşılık, Paris'teki sanat galerileri başlangıçta bu ressamların eserlerini sergilemek istememişlerdi.
Tıpkı resimde olduğu gibi, müzikte de konudan ziyade izlenimlere önem veren akım "empresyonist müzik" türüdür. Claude Debussy,bu akımın öncüsüdür.
KAYNAK: http://www.nedirvekimdir.com/sanat/empresyonizm-nedir.html
Yorum (yok) Yorum yaz!
İLGİNÇ BİLGİLER
27/2/2008 ·
* 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
* ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.
* Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
* Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
1 * Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor.
* Amerika’da satışa sunulan ilk CD, Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür.
* Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.
1 * Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
* Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
* Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
* Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur
1 * Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
* Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.
* Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
1 * Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
* Bir erkek hayatının ortalama 3350 saatini tıraş olmak için harcar.
1 * Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.
* Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.
1 * Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir.
* Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
1 * Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
* Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
* Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
* Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
* Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
* Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
* Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg
1* Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
* Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
* Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
* Central Park`ta yüzmek yasalara aykırıdır.
* Çocuklar baharda daha fazla buyuyor.
* Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
* Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
1* Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur...
* Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
* Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur.
1* Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
* Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında
* Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı.
* Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler.
* Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır.
* Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=.
* Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
* Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir.
* En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır.
1* Rusya ve Amerika’nın birbirlerine uzaklıkları dört km`den daha azdır.
* Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar.
* Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
1* Fareler kusamaz.
1* Filler zıplayamayan tek memelidir.
1* Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
* Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
* Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır.
1* Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.
1*Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
* Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
* Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.
* Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
* Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur.
* Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor.
* Havuca rengini karoten verir.
* Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
* Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
1 * Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor.
* Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır.
* Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin’dir.
* Hindistan`da oyun kâğıtları yuvarlaktır.
* Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır.
* Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
* İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır.
* İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı.
* İnciler sirkede erir.
* İnek sütünün pH değeri 6’dır.
* İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
* İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir.
1* İnsan beyninin % 80’i sudur.
* İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır.
* İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
1* İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
1* İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.
* İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar.
* İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor.
* İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar.
* İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir.
* Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar.
* Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy" anlamına gelmektedir.
* Kangurular geri geri yürüyemezler.
* Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
* Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kaşı harekete geçirmek gerekiyor.
* Kediler ultrason seslerini duyarlar.
* Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
* Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
1* Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
* Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
* Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter.
* Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.
* Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
1* Kutup ayıları solaktır.
* Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
1* Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor.
* Mickey Mouse’dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat’di.
* Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir.
* Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
* Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı.
* Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.
* Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton.
* Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tıraş olmak için harcar.
* Ortalama bir insan hayati boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor.
* Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli.
1* Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı.
* Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kustur.
* Rodin’in unlu ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir.
* Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
* Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir
* Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
* Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
1 * Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar.
* Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
* Salatalığın yüzde 96’si sudur.
* Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
* Sığırların dört tane midesi vardır.
1* Sihirli sözcük‘Abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
* Sineklerin beş gözü vardır.
1* Suudi Arabistan’da hiç ırmak yoktur.
* Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
* Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.
* Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
* Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
* Timsahlar renk körüdür.
* Tom Sawyer daktiloda yazılan ilk romandır.
1* Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
* Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz.
* Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.
* Venus saat yönünde dönen tek gezegendir.
* Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
* Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
1* Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.
1 * Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
* Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.
* Yıllara göre ortalama alındığında, her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla.
* Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.
* Zürafalar 35 cm uzunluğunda siyah bir dile sahiptirler.
1* Zürafalar yüzemez. Yüzse bile kesin boğulur
* Zürafaların ses telleri yoktur.
Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::